Monday, August 23, 2010

Bir CV her şeyi değiştirir... mi acaba?

Göreceğiz efendim, göreceğiz. Bu sabah, görüşmeye giderken CV'mi de götürmem gerektiğinden, ben en iyisi bunu baştan yazayım dedim. İyi ki yazmışım. Bir CV hazırladım ki, ben bile ara sıra bakıyorum "Ben bu kadar çok şey mi yapmışım be!" diyerek.

Aslında görüşme odasına girene kadar stresim üst sınırlarda dolaşıyordu. Ama dur baştan anlatayım.

Sabah sahura kalktıktan sonra uyumadım, çünkü uyku tutmadı. CV'mi hazırladım, çevirimi bitirdim. Sonra işim bittiği için biraz uzanayım dedim. 11e kadar uyumuşum! Sonra yaklaşık 2 saatte ancak hazırlandım. Normalde yarım saatte hazırlanırdım ama, saçlarımın kıvır kıvır olmasını istediğimden emindim. Hayır ben de bir garibim. İnsanlar saçlarının dümdüz olması için her sabah kuaförde sıra bekliyor. Bense düz halinden sıkılıp dalgalı yapmaya çalışıyorum. Saç da saç değil ki! Kestirmeye cesaret edemediğimden popoma kadar ulaştılar sağolsunlar. Ama sorun bu değil, kendileri aynı zamanda bir kamyonu çekecek kadar gürler. Neyse işte üç kişinin saçını yapacak kadar zamanda bir tek kendi saçımı yapabildim. Hanım hanımcık giyinip gittim.

Erken gitmişim yarım saat de orada bekledim. Şu günlerdir yaşadığım strese karşın, son derece sakin ve kendini bilir bir biçimde içeri girdim. Formumu doldurdum. Görüşmemi gerçekleştirdim. En korktuğum şey olan, "kal gelmesi" meselesi sanki konuşurken kem kümleyen ben değilmişimcesine kayboldu. Sanki her gün iş görüşmesi yapıyormuşumcasına, takır takır konuştum. Neden bu işi istediğimi söyledim. CV'mde Akşit Göktürk'ü Anma Konferansında görev aldığımı yazmıştım. Şans! Öner Bey de Akşit Hoca'nın arkadaşıymış. İşe edebiyattan anlayan, İngilizce'si çok iyi olan birini arıyorlar. Ay tabi ki o benim de, benden daha deneyimli bir ikizim varsa, pek hoş olmayacak tabi.

İkinci bir görüşmeye daha çağırılacağım umarım. Görüşmenin gidişatına bakılırsa, iyiydim yaa. Edebiyat dergilerini tam zamanlı olarak takip etmek ne güzel olur ki! Buraya kalp koymak isterdim ama salak blogger onu html kodu sanıyor. Ergen ergen bile takılamıyorum o yüzden.

Hala dua kısmındayım, inşallah ben bu işe girerim yaa!! diye. Çeviriden çekip kurtarıcam kendimi! Kararlıyım!

No comments: