Saturday, April 10, 2010

Sorma

Ya çok sıkıldım sayın günlükçüm. Evet ben seni günlük olarak tasarladım. Aylin'den başka kimse seni bilmiyor, o da zaten zaten ben gibi, yani belki de Aylin benim alter egomdur ya da ben onun alter egosuyumdur. Neyse işte.

sorma, sorma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim efkarımla kana kana
durma, durma doldur boğaziçini
sen doldur ben içerim yalanlara kana kana
durma, canım cayır cayır yanıyor
söndür yalvarırım durma n'olur durma

Ben bu aşk denen naneyi seviyorum da, uygulayacak insan yok. Hep bir sapkınlık, "tipini beğendim ben bunun tamamdır yea, gideri var" diye iğrenç bir bakış açısı var. Gerizekalı, karşındaki de senin gibi bir insan. Ona zarar gelmesini istemeyecek, kötü gününde yanında olacağından emin olacağı birini istiyor yanında. Ne kadar güzel olursa olsun, ne kadar gideri olursa olsun, sen ona şişme kadın/erkek muamelesi yaptığın sürece o yıpranacak, kalbi sıkışacak, o bedeni dışarıdan ne kadar hoş olsa da kendisi onu parça parça etmek isteyecek. Çünkü bir süre sonra bedeni, ruhunun görülmesini engelleyen bir perde haline dönüşecek.

Böyle düşündüğüm için de koluna birini takıp hesaplarını ödeten biri değil, odasına kapanmış çeviri yapan bir insanım.

Tüm bunlara rağmen zayıflamam lazım. Sağlık elden gidiyor. Daha 22 yaşında bir insan olarak, yattığımda kalbimin son gücüyle attığını hissetmem pek güzel değil bence. Yaklaşık bir senedir böyle bir şey olmamıştı. Tartıya çıkmaya korkuyorum. O yüzden biraz cesaretimi toplayana kadar ve de kilo verene kadar çıkmamayı düşünüyorum tartıya. Bu sefer son olsun artık. Böyle diyetti bilmemneydi saçma sapan şeylerle uğraşmak istemiyorum artık.