Thursday, October 14, 2010

Bebek


En son bebek sevdiğimde bebeğin ananesi "Dilek Ablanın kardeşi çok büyümüş heralde, bebek sevmeyi unutmuş, baksana dokunmaya korkuyor" dedi. Bilmiyordu ki onlarca insanla tanıştım "ay tamam mikrop kapar şimdi" diye bebeğine yaklaştırmayan. Haydi bu tarz insanlarla karşılaşıp, bu yüzden çekiniyor olsam neyse. Ben bu insanları çok haklı da buluyorum. Bakalım bebek şapur şupur öpülmekten hoşlanıyor mu? O yüzden "yalayarak" değil, ufak dokunuşlarla sevmeyi tercih ediyorum bebekleri. Doğuştan rahatsızlığı olan bir küçük kardeşe sahip olmak da, "bebek doğru şekilde nasıl kucağa alınır?"ı 13 yaşında iken öğretti bana tabi. Babasının bile daha 2 aylık bebeği deli gibi mıncıkladığını görünce ben deliriyorum.

Ayrıca ben bir bebeğe baktığımda, sevilecek mıncıklanacak bir oyuncak değil; her an zarar görebilecek, ama dünyanın en güzel ve minik yaratığını görüyorum. Çocukları mıncıklayarak sevmiyor olabilirim, ama çocuk "sevmeyen"leri de anlamıyorum. Narin yaratıklar işte, narin narin sevilmeli.

Hem de onların yüzüne baktığımda, kim bilir neler için üzülecek, nelere sevinecek, ne haltlar karıştıracak diye düşünmeden edemiyorum. Acaba iyi bir insan mı olacak, yoksa herkesin nefret ettiği biri mi? Depresyona girecek mi?

No comments: