Monday, August 30, 2010

Depresyon

Bir hafta içerisinde 3 kişi birden bana depresyondasın sen sanırım dedi. Bunu söyleyenlerden biri annem, biri kızkardeşim, biri ise Aylin, yani beni en iyi tanıyan insanlardan üçü. Onların bu söylediklerine katılmam gerekiyor sanırım, çünkü bu aralar kendimi hiç normalmişim gibi hissetmiyorum. Adına depresyon denebilir mi bilmem. Ama bir geçiş döneminde olduğum aşikar. Çeviri yapmak istemiyorum, öykü okumak istesem bile odaklanamıyorum, çizim defterim gözüme ilişse bile görmemezlikten geliyorum, yemek bile yapmak istemiyorum. İşin garip tarafı uykulu bir halim de yok. Uyumuyorsun da ne yapıyorsun diye soracak olursan, gerçekten bilmiyorum. Bazen Tomb Raider oynuyorum (O da kendini ütü sanan bilgisayarım yüzünden yalan oluyor), bazen de Super Mario oynuyorum.

Saçma sapan şeylere kafamı takıyorum, ufacık şeyler beni sinirlendiriyor. Mesela saatin tik-takları, sevgilisiyle konuşan kişinin cilve yapayım derken ağzını şapırdatması, azıcık yağlı yediğimde kendini kaybeden metabolizmam ve ona bağlı olarak gelişen baş ağrılarım.

Remzi'ciğimden haber yok. Sanırım olmaz da. Ama bu başka bir işim olmayacak anlamına da gelmiyor tabi. Başvuruyoruz mütemadiyen. Şimdi ne yapsam diye düşünmekteyim. Sanırım oturup e-book'larımı karıştıracağım.

No comments: