Tuesday, March 22, 2016

2001 yılı

Sanırım yaşadığım en güzel yıl olabilir 2001.
Her ne kadar büyük bir ekonomik kriz çıkmış olsa da mutluyduk. Çünkü şu an olduğundan daha büyük bir krizde değildik.

Yeni evimize ve babane/dede kontrolünden çıkışımıza ailecek yeni alışıyoruz. Babam eskisi kadar asabi değil, daha rahat. Çünkü o da otoriteden yeni kurtulmuş (üstüne de kendisi bir otorite kurmadı). Resmen 4 kişi öğrenci evinde yaşar gibiyiz. Çekirdek aile ama öğrenci evi gibi de. Eşyalarımız hala ahşap kokuyor, her şey yeni. İpek'le minik bir odamız var ama şu anda olan dev odamızdan daha çok şeye sahibiz orada nedense. 

Tarkan Karma albümünü çıkarmış, Ahmet yeni doğmuş. Hatta 4-5 aylıkken kucağımda Ahmet döne döne dans ederdik Hüp şarkısında.

Pokemon sonrası canavarlı çizgi film furyasında çıkanlardan en sevdiğim "Monster Rancher" çıkmıştı. Ahmet'e mochi derdik onun yüzünden.



Daha Ahmet doğmadan da koskoca 7. sınıf çocuğu ben eve gelir Dinozor Barney izlerdim. 

Hala GS taraftarıyım o zamanlar. Çünkü GS'li olmak için en güzel zamanlar. 

Bir de Harry Potter Türkiye'de yayınlanmış, delicesine okuyorum. Sırlar Odası'nı gözümün açık olduğu her an okuyorum, azcık hayata döneyim diye annem saklamış. 

Babanem, ananem, dedemler hepsi hayatta. Dayımlarla efsane samimiyiz, haftada en az 2 gün bizdeler. Büyük aile toplaşkalarına devam. Bazen haftasonları ananeme gidiyoruz. Teyzemler, yengem, ananem ve kuzenler olarak kahvaltı yapıyoruz. Ananem bizi bakkala gönderiyor - market çocuğu olduğumuz için bakkal çok fantastik geliyor. Adam salam dilimlerken hayranlıkla izliyoruz. Sanki onun sattığı peynir, salam daha lezzetliymiş gibi geliyor.

Ahmet doğduğunda biz İpek'le daha çok sorumluluk almışız, eski çocuk şımarıklığımızdan pek eser yok. Artık ev temizliyor, yemek yapıyoruz. İlk yaptığım taze fasulye yemeği de, düdüklü tencereyi ilk kullanma tarihim de, ilk kek yapışım da 2001 yılına denk geliyor. 

İçimdeki haylaz öğrencinin çıkışı da 2001. Çalışkan ama haylaz olmanın getirdiği cesaretle sınavlarda çevremdeki herkesin sınavını ben yapıyorum. Kafam o zamanlar daha mı iyi çalışıyordu yoksa dersler kolay mıydı bilmiyorum; 12 soruluk matematik sınavını 10-15 dakikada çözer, üstüne çevremdeki 4-5 kişinin daha sınavını yapardım. Yazı taklit edebildiğimden (şimdi bunu da yapamıyorum) kopya olduğu da anlaşılmazdı.

2001, hala Sultantepe'de oturuyoruz. Hayatımın en güzel okul dönemini geçiriyorum. En güzel doğum günlerimi kutluyorum. O zaman en güzel olduğunu bilmeden en güzel yazlarından birini geçiriyorum.