Friday, January 13, 2017

Birtakım yeni oluşumlar

Çok heyecanlıyım blog,

Hep bilinçaltımda beni bekleyen bir organizatörlük, süslemecilik hevesi varmış. Ekintoşun baby shower'ı ile gün yüzüne çıktı, doğumunda artık "sen bir instagram sayfası açsana"larla devam etti. Dayanamadım.

İlk amacım şimdiye kadar yaptıklarımı paylaşmak. Gelecek ne gösterir bilemem. Ancak şu sıralar yapmaktan en çok zevk aldığım şey bu diyebilirim.


Dilekimu Organizasyon'a hoşgeldin diyebilirsiniz!!

Bebek şekerleri, nikah/nişan/söz şekerleri, evde yapılan küçük çaplı söz & nişan kutlamaları, baby shower, hastane anne/bebek odası süsleme, hastane ikramlıkları, baby shower hediyeleri ve bunlarla sınırlı olmayan, her gün yeni bir şeylerin aklıma gelmesi ile genişleyen fikirlerim / uygulamalarım var.

En sevmediğim şey kendi yapmadığı bir şeyi, Pinterest'ten/Facebook'tan  daha da kötüsü Google Görsellerden alıp kendi portföyüne yapıştıranlar. Bu nedenle paylaştığım her şey benim tarafımdan yapılmış şeyler olacak. Bakanlar "tamam tasarım güzel de, bunu yapabilir mi?" şüphesine düşsünler istemiyorum.

Fotoğraf çekiminde kendimi geliştirmem lazım, bunun fazlasıyla farkındayım. Alet-edevat var ama bende fotoğraf yeteneği pek yok ama öğrenemem diye bir şey de yok tabi.

Bir hayırlı olsununuzu alırım -->


Instagram hesabım

Facebook Hesabım

Thursday, January 5, 2017

Naber?

Uzun zamandır buralarda yoktum. Yazmamı gerektirecek kadar asosyal değilim demek ki artık :)

Hayatımın çok ilginç bir evresine girdim. 30'uma yaklaşmışken artık kendi işimi kurmak istediğimi, bundan çok uzakta olmadığımı fark ettim. İşe devam ediyorum ama buradan çıkıp kariyer yapma planım pek yok. Bir iş kurmak esnaf ruhuma daha uygun.

Ayrıca evlenmek istiyorum. Aynen bu düzlükte Anıl'a da söylüyorum bunu. Ayrıca Fufu'nun da bebeği olduğu için bu hafta, artık yeğeninin fotoğrafını arka plan yapan insanları anlayabiliyorum. Üstüne üstlük benim de olsun istiyorum. Bunu Anıl'a söylediğimde standart bir erkeğin korkması gereken şeylere "şükürler olsun! bunlar ne güzel şeyler!" diye tepki veriyor. Sanırım asla evlenmek istemeyeceğimi falan düşünmüştü. Metroda yaptığım evlilik teklifimi de ciddiye almadı, saçmalama lütfen teklifi ben yapıcam dedi. Benim gibi bir deli ile yaşamak nasıl bir şey acaba?

Anneme Anıl'ı anlattım. Aslında bu konunun bir arka planı var. Terapiye gidiyorum, senelerdir depresyonda olduğum - senelerdir derken 15 senedir - teşhis edildi. Tedavi ve terapi görüyorum. Bunların bir parçası da annemle daha yakın ve standart bir anne-kız ilişkisi kurabilmek. Babamı birincil muhattap olmaktan çıkarmak. Daha doğrusu evin reisi olarak değil de çocuğu olarak davranmaya başlamak. Evet buna 28 yaşımda karar verdim ama geç de değil. Şimdi sorunları ben çıkarıyorum, onların çözmesine izin veriyorum. Anneme de Anıl'ı anlattım, nasıl başa çıkacağı ona bağlı. Senelerdir böyle bir şey olsa ilk babama anlatırım derdim. Şimdi de anlatmamak için zor tutuyorum kendimi. Hoş annem kesin anlatmıştır da, prosedürler böyle gerektiriyormuş annemin normal hissetmesi için. Gerçekten de aramız inanılmaz şekilde düzeldi. (buraya maşallah gelecek)

Çok garip ama bebek istiyorum, artık kendimi hazır hissediyorum. Zaten bir çocuk büyüttüm hevesim kalmadı diyordum ama kalmış. Hemşireden daha bilgili ve deneyimli çıkınca bir cesaret geldi bana. İnsanlar normal doğumdan korkar ben ay olsa da yapsam ne güzel bir şey olur diyorum. E acı / ağrı çekeceksin? Sorun değil, zaten bu yaşıma kadar çeşitli hastalıklarla acı çektim, bari bunun sonu güzel olur diyorum. Trilyonlarca kadın doğurmuş, yapılmayacak bir şey değil demek ki:)

He bir de hep kendime benzeyen bir çocuğum olsun isterdim. Anıl'ın bebeklik fotoğraflarını görünce fikrim değişti. Artık ne kadar seviyorsam adamı, bebekliği benden daha tatlı geliyor :D (kendini beğenmişlik seviyem: en çok kendi bebekliğimi sevmek mıncırmak isterdim)

Neyse hepsi yavaş yavaş, artık pilot olan sevgilimin iş bulması ile birlikte üsttekiler de sırayla olacaktır.

Bir ergen olarak başladığım şu blogda bunları yazıyor olmam da çok ilginç aslında.