Tuesday, April 29, 2014

Clap along if you feel like happiness is a truth!

Eh be adam! Şu kliptekiler gibi dans etmek istiyorum sokaklarda. Sokağı geçtim ofiste oturduğum yerde oynayasım var. Sebep?





Monday, April 28, 2014

Büyük konuşmamak gerek diyorum hep

Ama kendime dinletemiyorum işte. Daha kaç gün oluyor şunu paylaşalı?


Cumartesi Zorlu Center'a gittik. Tek odak noktamız Apple Store, hadi benim biraz da HM idi. Lütfen o kadar büyük avm olmasın ya. Alt tarafı sadece 2 yere baktık. Bir de yemek yedik ama saatler harcadık yolumuzu bulabilmek için.

Apple Store güzel bak, ona bir şey diyemeyeceğim. Note 3'üm ile orada Anıl'ı birazcık rezil etmiş olsam da, "apple büyük ekran telefon çıkartsın, alırım ama" diyerek anlaşmaya vardık sanıyorum ki :D Yoksa o Micheal Kors kılıflar/çantalar için az kalsın iphone alacaktım ben zaten.

Eataly'e gidemedik çünkü Fulya az kalsın "bizsiz giderseniz hakkımı helal etmem" diyecekti. Bu durumda en az bir kez daha Zorlu'ya gidicez demektir :/

İki saat geçtikten sonra gel biz çıkalım şurdan dedim de dışarda bir yere gidip oturduk. Her yerde avm olması ve her şeyin avm'ler içinde olması çok sinir bozucu. Zaten elektrik yükleniyorum avm içlerinde. Sırf o yüzden bile uzak durmak istiyorum.

Önümüzde Tarkan konseri var ama benim canım feci şekilde Kenan Doğulu konserine gitmek istiyor. Tarkan'a annemle gidicez belli ki, ama Kenan Doğulu'nun olur da konseri olursa zor kullanarak da olsa Anıl'ı götürücem. Kayıtlara geçsin. Sonra da şu çaldığında kopmayı planlıyorum :D Böyle saçma planlarım var şu aralar işte.



Kenan Doğulu - Kalp Kalbe Karşı | izlesene.com

Thursday, April 24, 2014

TARKAAAAAAAAAAAAAAAN!

Hayranıyım. Hiç inkar etmiyorum. Bildim bilesi demeyelim (kendisini ilk görmüşlüğüm bir akrabanın evinde bayram ziyaretindeydi, ancak o zaman ünlü değildi zaten) ama ünlü olduğundan beri hayranıyım. Çocukken belli edemezdim çünkü babanem dişleri ayrık diye sinir olurdu. Babanemin garip fiziksel takıntıları vardı, evet. Aynı sebeplerle Çelik'i de severdi mesela. Burdan ne kadar saçma bir hayat anlayışı olduğunu çözebiliriz. Neyse, geçelim.

İTÜ'de konser verecekmiş kendisi. Yaşar'ın konserine bile iki kere gitmiş bir insan olarak hatta Yaşar ne ki Ceceli'yi üç kere, Kenan Doğulu'yu dört kere izlemiş insanım (sebep: can sıkıntısı). Gitmemiz neredeyse kesin gibi. Konu Tarkan olunca çocukluk travmamı gerçekleştirmeye kalkabilirim de. Yani şarkı aralarında "TARKAAAAN!" diye bağıran kız olabilirim (eheheh, NO! Şakası bile komik değil).

Fulya fotoğrafımızı kimse yok diye instagram'a atmıştı sadece (kız bu an için senelerce bekledi, bir nevi hakkı), ancak teyzemin kendisini takip ettiğini düşünemedi herhalde. Ben de geçen gün doğum gününü kutlamak için aradığımda teyzemin sesindeki imadan sezdim "yoksa görmüş olabilir mi?" diye. Bilemiyoruz durum nedir ama teyze, sen ki bana en post-modern halinle "ex'ten next olmaz" tavsiyesini vermiş, "AŞK" yazıp albüm paylaşan kadınsın. Bence bir fotoğrafın aramızda lafı olmaz. Hoş görmese de anlatacaktım, zaten babamla ve annemle konuştukları yok. Annemle neye kavga edersiniz, etmezsiniz bilmem ama teyze dendiğinde sadece sen geliyorsun aklıma. Senle konuşmicam da kimle konuşcam!!! Konuşmasam da bir gün Kadıköy'de karşımıza çıkma ihtimalin bile %90. Böyle de bir gerçek var.

Dün çok önemli bir işim varmış gibi sabahın köründe uyandığım, ardından İpek'in arkadaşları gelecek diye mutfağa giriştiğim, bir de üzerine alerji denen lanetle uğraştığımdan akşam 6 gibi annemlerin yatağında sızmışım. Gece 11.30 falandı herhalde uyandığımda. Anıl birkaç bişi yazmış, bakmış oyunla ilgili yazdıkları şeyler bile dikkatimi çekmiyor hemen anlamış "bu kız yine uyuyakaldı kesin" diye. Tanıyor adam, yapcak bişi yok. Bu aralar iş yerinde bile uyuya kalma potansiyelim var çünkü.

----- ertesi gün -------

Teyzem tabi ki Anıl'ı öğrenmiş, hatta teyzemin de sevgilisi varmış. Ahahaha! Tahmin etmiştim 8-) Artık Kadıköy'de dolaşırken "şu sokağa girmesek iyi olur" dememe gerek yok. Ailecek bir rahatladık bize ne olduysa?

Feci derecede hastayım. Öyle böyle değil, fena hastayım. Alerji ve nezle kombinasyonu ile boğuşuyorum. Ameliyat olduğumda böyle eziyet çekmedim ben. Sabah bir ara acaba rapor alıp işe gitmesem mi diye bile düşündüm. Neyse, geldik artık bir kere.

Bu akşam artık gider konser biletlerimizi alırım.


Sunday, April 20, 2014

19 nisan 2014

Ben pek duygusal bir insan degildim acikcasi simdiye kadar. Ama odun da sayilmam tabi.

Ama bir insanin oyle bir mutlu olup da kendini ifade edemeyip aglayabilecegini dusunmezdim.

Ya ben mutlu olamadim desem gayet de mutlu oldugum seyler vardi. Ama o cok da sevmedigim yasarin cok da sevmedigim hatta sikildigim konserinde cok bilindik ama pek de onem vermedigim sarkisi calindiginda hic beklemedigin zaman "ben de aldanirim senin gulusune" diye soyleyince sarkiyi kulağıma, yazinca pek onemli degilmis gibi gozukse de sevdigin adamdan duydugunda bir tepki veremeyince ya da anlatacak kelime bulamayinca anca gozlerin doluyomus iste. 

Friday, April 18, 2014

sıradan dedikodusu olamayan insanların çözüm yolu

- ona bakarsan ata demirer çok mu yakışıklı sanki?
+ değil tabi ama etkileyici. evlendiği kadına bak?
- çok güzel di mi ya?
+ hem de ne! bir de bunla evlenmek için kocasından boşanmış.
- çok tatlı kadın ya, benim kadın tanımım öyle bişe işte.
...(Özge Borak ne kadar güzel kadın temalı konuşma devam eder)
+ yine etrafımızdaki insanları kaçırıyoruz dilek, 2009 tatiline geri döndüm resmen!
- homofobik olanlar utansın bana ne.

kadın güzel ama bak, bence. bi de çok güzel oynuyor :D




Thursday, April 17, 2014

Türk hazır giyim anlayışını sevmiyorum

Hatta nefret ediyorum diyebilirim. Şöyle bir elbise bulmak bu kadar zor olmamalı:


Sade, derli toplu, etek boyu normal bir elbise neden üretmiyorlar ki? Şunu da çok beğendim aslında. Dikişe mi başlasam, napsam?



Wednesday, April 9, 2014

Kişisel tarihime not düşülsün


- Çok konuşuyorum gerçekten bazen.
+ İşler Güçler'i izliyor muydun?
- Tabi ki.
+ Orda hani Sadi kızla konuşmaya çalışıyordu ya, kız anlatıyordu bir şeyler ama o sadece şarkıyı duyuyordu. Ben de sen konuşurken öyle hissediyorum.





İşler Güçler - Zeynep ve Sadi