Monday, November 24, 2014

Hellöö

Geçen sene bugün İngiltere'den dönmüştüm hiç mutlu değildim. 4 gün sonunda İstanbul'a adapte olamamıştım. Atatürk Havalimanı'ndan metroya binince ağlayasım gelmişti.

Cumartesi kutlamamızı yaptık. Yine pastasız, yine sakin.

Son ana kadar "amaan ne varsa giyerim" derken, sabah annemle dolaşmaya çıktığımızda harika 3 elbise bulup aldım. Mutluyum.

Bir sürü fotoğraf çektik. 45'lik gecesi de iptal oldu, sakman club'a gittik. Yemekler çoook kötüydü, müzik çoook güzeldi. Ertesi sabah gideceğimiz kahvaltının hayaliyle geceyi bitirdim resmen!

Ya bu adam çok tatlı lan! Hem Harry Potter'lı hem Doctorlu kupalar altlıklar falan yaptırmış. O kadar güzel olmuş ki benim fikrimden esinlendi diye kızamıyorum da :D Çünkü özellikle Doctor'la ilgili olan çok istediğim bir şeydi. Beşbin kere de "çok basit oldu, vaktim olmadı, sevdin mi gerçekten?" diye sordu. Sanki ben bilmiyorum eve giremiyorsun be adam, bunları yaptırman bile mucize :)

Bi bu değil, sims 4 bulmuş bana - bir de Zeki Müren müzelerine götürecekmiş.

Fufu'cuğum ise çok sevdiğim bir doctor fanart'ını hem tişört hem telefon kılıfı yaptırmış. Bunun güzelliği yetmezmiş gibi "asıl hediyem bekliyor" dedi. Ne çıkacak korkuyorum :D

Gamze, fulyayla bana bir örnek çanta almış. Çanta - en çok ihtiyacım olan şey -.

Seviyorum bunları ben :D

Şu fotoğrafları da bir yerlere yükleyebilmek isterdim tabi. Facebook'ta tam kapak fotoğrafı yapmalık ikincisi. Kısmet, bekliciiz.




Hıı bu arada benim fulyaya hediyem de şuydu:


Koskoca tuval bu. Gittiği yerleri raptiye ile işaretleyecek. Londra üzerinde minnak bir kalp de var :D

Bir de bu;



Monday, November 17, 2014

Helloo Lovelies...

Çok stresliyim. Feci stresliyim hem de. Fuar yaklaşıyor. Stand görselleri, broşürler, catering vs delirecek gibiyim. Rüyalarımda fuar görüyorum. Bitse de website, katalog, çeviriler gibi minik dünyama geri dönsem!

Cumartesi günü Fufuyla ortaklaşa yaptığımız doğum günü kutlamamız var. Hediyesine karar verdim ama alamadım henüz. Bugün ona bakmam lazım. Pilatese yeniden başladım ona gitmem gerek en az haftada 3 gün. Doğumgünümde ne giyeceğimi bilmiyorum ona karar vermem lazım. Sağlam bir diyet yapmak için diyetisyen yardımı almam, doktora gidip ilaçlarımı düzene sokmam lazım - vaktim yok.

Ne güzel Yol Project'i dinlemeye gidecekken cumartesi çıkmadıklarını öğrendim. Ama konser çizelgelerinde cumartesi var görünüyor. Şu an fingers crossed, lütfen cumartesi çıkıyor olsunlar! Çünkü oraya Anıl'la gitmeyi çoook istiyorum!






19.11.2014 güncellemesi: maaaalesef çıkmıyorlarmış cumartesi günü. Biz de 45'lik gecesine gidip aşırı derecede romantik bir akşam geçiririz! nolmuş yani ^_^

Tuesday, November 11, 2014

Yine ben

Annem not defterimi bulup bir de üstüne okuduğu için bir süre hiçbir yere yazasım gelmedi. Hatta belki bunu da bulur diye blogu da kitledim. Ama anladım ki tek ben görünce yazmıyorum. Kimse okumasa dahi.

Neyse zaten konu da bu değildi, konu Doctor Who.

Şimdiye kadar en çok kendimi yerine koyabileceğim karakter olan Clara'yı berbat ettiği için Moffat'a feci kızgınım.

Bundan sonrası SIPOYLIRS haberiniz olsun da:

Clara dediğimiz kadın İngilizce öğretmeni. Eh ben de uzaktan kıyısından sayılırım. En azından edebiyat anlatırken falan kendisi hoşuma gidiyor. Çünkü hala aklımın bir köşesinde "Dilek öğretmen olsaydın keşke!" düşüncesi geçmiyor değil. Babama gelip "öğretmen olacaksa işi hazır bana gelsin" diyenler de cabası. Neyse, bu konuya fazla girmek istemiyorum şimdilik. Kariyer konusunda zaten pek hırslı değilim, öğretmen olmak beni comfort zone'uma geri gönderecektir. Ha öğretmenlik ha çevirmenlik.

Şimdi bunun bir de sevgilisi çıktı ortaya. Ordudan ayrılmış asker. Dünya üzerinde askerlerin aynı psikolojiye sahip olduğunun kanıtı oldu bana. Ya nasıl anlatsam bilemiyorum. Bu adamın yaptıklarını ben gerçek hayatta zaten yaşıyorum. Danny'nin feci derecedeki bağlılığı, "isterse dünya patlasın çöksün ben bu çocukları eve götürürüm arkadaşım!" şeklindeki kararlılığı, dünyaya farklı bir noktadan bakmasına kadar hepsi bizde mevcut.

Ama işte Clara'yı öyle havada kalan bir karakter yaptı ki kendini yerine koyamıyorsun. Çünkü ne ailesini biliyoruz, ne kötü bir tarafı olduğu "kabul" ediliyor. Hani diğer karakterler iyi olsa da salak, düşüncesiz, kayıtsız oldukları anlar vardı. (Amy'de de bu eksikti aslında). Ama Clara'da böyle bir şey yok. Tamamen doğru, haklı, dizinin odağı oldu. Sevmiyorum seni Clara.

Artık Doctor Who'yu da sevemiyorum galiba. Ben baştan ilk 4 sezonu izlicem galiba.