Thursday, September 30, 2010

Otobüs Yolcusunun Aklından Geçenler

Anadolu yakası sahilinde konumlanmış bir yer
Tarih: 18 Mayıs 2007
Saat: 17-18 civarı

İki kişi karşı karşıya oturuyor. Arada fazla konuşma geçmiyor. O sırada mekanda çalan şarkı:

Koydum sevinçlerimi önüme, baktım, hepsi sensin
Yazdığım şiirlerin her hecesi, üzüldüğüm tüm filmler
Yıpranmamış hayatlar, büyük hüzünler bekler
Her işte bir hayır, bu işte hepsi sensin

Şimdi senden vaz mı geçmeli? Masal olup yola devam mı etmeli?
Ben kalpten sorumlu, aşka sorunluydum
Anladım her şey sensin.

Erkek olan aynı zamanda kıza bakarak şarkıyı mırıldanıyor. Kız olan ise anlamamış gibi yapıyor. Ne de olsa "masal olup gitmeyi" seçer diye düşünüyor. Zaten daha 3 ay bile sürmemiş ilişkilerinin tüm yaz sürecek ayrılığı kaldıramayacağını hissediyor iki taraf da muhtemelen.

Yer: İETT'nin 11T isimli hattı
Tarih: 30 Eylül 2010
Saat: 19:15

Kız mercedes citaro otobüslerin harika soğutma sistemi ile uğraşırken (Neden hava soğukken otobüsü soğutmaya çalışırlar ki?) radyoda bu şarkı çalmaya başlıyor. 3 sene önceki hali, bulunduğu mekan, karşısındaki adam aklına geliyor.

"Masal olup gideydin ya!" diye geçiriyor bu sefer içinden.

6 comments:

Nafile said...

Bir zaman evvel erkek "yapamayan" kıza bunu yazmıştır: "Anladım, her şey sensin."

Kız ise o gün erkekle ortak bloglarına başka bir şey yazmıştır (erkek bunu bilmez zira o sıralar internete girememektedir): "Keşke oyunlar oynamasaydık."

Kızın ortak bloga ilk yazdığı da son yazdığının habercisidir aslında: "Yalnızlık ömür boyu."

Bir zaman sonra (bugün) erkek bir yazı okur ve kendini ucuz edebiyatın kollarına vurmak ister. İçinden bir Cezmi Ersöz çıkmasından korkarak susar.

Dilek said...

Ucuz edebiyat gün içerisinde istemediğimi kadar çok yerde karşımıza çıkabiliyor, "ucuz" olduğu için. Ben de isterdim o sırada Shakespeare'ciğimden "Shall I Compare Thee To A Summer's Day?" okunmasını, ya da Julie London'dan "Cry Me A River" çalmasını, fakat maalesef ki çıka çıka "Yalın" şarkıları çıkıyor karşımıza zırt pırt.

Bugün hayatımdaki birçok olayı Yalın'ın şarkıları ile özdeşleştirmiş olduğumu düşündüm. Dedeme hastanede refakat ederken, serumunun bittiğini hemşirelere haber vermeye gittiğimde de hemşire odasında "Zalim" şarkısı çalıyordu. Ya da babanem vefat ettikten sonra piyasada olduğunu hatırladığım tek şarkı da "Meleklerin Sözü Var" şarkısıydı. Sanırım kolay kolay aklıma gelmeyecek ya da dinlemek istemeyeceğim şarkıları böyle şeylerle özdeşleştiriyorum. Bir nevi self-defense.

Nafile said...

Muhtemelen bunu bilerek yapmıyorsunuz ama doğrusunu yapıyorsunuz bence. (Ben kimsem artık.) Aksi çok kötü oluyor zira. Anılarınızı aklınızdan isteğinizle silemediğiniz için isteyerek yapabileceğiniz şeyi, onları özdeşleştirdiğiniz şarkıları görmezden (duymazdan mı yoksa?) geliyorsunuz. Ben aylarca Gemi'yi, Beni Bırakma'yı ve Yol Arkadaşım'ı dinleyememiştim bu yüzden mesela.

Nafile said...

Bugün öğlen yemeğinde (biraz evvel yani) bu şarkı çaldı. Şaka mıydı neydi anlamadım.

Dilek said...

Biraz ceza gibi olmuş sanki :) Bir öğle arası var onda da Yalın dinlemek pek hoş olmasa gerek :)

Nafile said...

Vallahi ne diyeyim bilemedim. Lakin şunu söylememde fayda var sanırım yanlış bir kanaat bırakmamak açısından. Popüler müzik ile pek aram olmasa da (kimi şarkıcıların kimi şarkılarını severim) müzik kültürü gelişmiş biri değilim. :)