Wednesday, March 17, 2010

PMS

Bundan daha iyi bir başlık atamazdım. Sabahtan beri neden hayattan bu kadar umutsuz olduğumu düşünüyordum. Sonunda karnıma birden giren ağrı ile kendime geldim. Herşey karnımdaki yumurtanın gitmek istemesi ile ilgiliydi. Ne araştırma ödevi için yaptığım kaynak araştırmasının çok iyi olduğunun söylenmesi, ne kıyafetime uygun bir fular takmış olabilmek, ne derse katılabilmek ve de bunu kızarmadan yapabilmek, ne de "yeni biri olabilir" ihtimali, hiçbiri bana hayat sevinci veremedi.

Ulan ne adaletsiz dünya bu, ben (ailemdeki ortalamayı göz önüne alırsam) en az 30 yıl daha bu illetle baş başayım. Kurtulduğum zaman da yaşlanmış olacağım ve "aah ah" diyerek bugünleri yadedeceğim.

Aslında ağrıya katlanabilirim, ancak hayat sevincimin yok olması ve etrafa ateşler saçarak dolaşmak pek hoş bir şey değil. En son asansörde cak cak sakız çiğneyen bir kadına dalıyordum... Ama bir dakika, ben bunu normalde de yapıyorum:D

No comments: