Wednesday, February 8, 2012

Kuşlar, böcekler, kelebekler ve kar

İlk üçü midemde takılıyorlar desem? Yok be bu sefer aşk meşk zımbırtıları yüzünden değil. Öyle şeyleri bıraktım ben - sigara gibi düşün. Sigarayı bırakanlar da, bıraksa da şöyle içten bir "sigaramın dumanına sarsam" dinlerler ya, onun gibi bir şey benimki de.

Kişisel gelişim konusunda çığırlar açıyorum bu ara. Diyet yapıcam aldığım kiloları da vericem dedim, bu konuda sessiz sakin ve sağlam şekilde ilerliyorum. Dansa gidicem dedim, o da oluyor neyse ki. Bir süredir istediğim ama yapacak enerjiyi bulamadığım, sergiydi, tiyatroydu, sinemaydı, hepsine gidiyorum. Kitapları İngilizce okuma takıntımdan da kurtuldum neyse ki. Gerçi bu sefer de İngilizce'si ile Türkçe'sini karşılaştırma huyum başladı. Neyse artık o kadarı normal.

Yalnız bu aralar anlamadığım bir şey var. ----alakasız konuya geçiş----
Ya ben bu Mustafa Ceceli'yi neden beğeniyorum acaba? Hiç beğendiğim bir tarz değil yaptığı müzik ama sesi öyle bir şey ki, bütün bayık şarkıları dinleyebiliyorum. Son şarkısını çok beğendim hele. Bir de Enbe'yi de sevmem, onun da son şarkısı çok hoş olmuş. Özellikle adamın sesine bayıldım. Kadının okuduğu kısmı dinliyorum desem yalan olur, öyle cırtlak kadın seslerini sevmem.

Aman işte gördüğün gibi hala pop müziğe takığım bu ara. Hoş şu anda pencereden kar geliyor çok iyi uyardı ama yüklememişim benim pembeye.

No comments: