Monday, February 20, 2012

Atın beni denizlere!

Atın diye demedim, aklıma geldi bir an. Şarkı aklıma gelince, amatör kaptan kayahan ve yanında artık orta yaşa yelken açmış ama hala genç kız triplerindeki hülya avşar da anında canlandı beynimde. gereksiz ayrıntı.

dün gece tamı tamına 10 saat uyuduğumdan mıdır, yoksa benical-kolik olduğumdan mı bilmiyorum, hasta ama canlı hissediyorum kendimi. he tabi saatlerdir devam eden baş ağrımın geçmesi de büyük bir etken bu "hayat güzel dünya güzel her şey güzel ve ben de güzelim tabi" felsefesine atlamamda. hele bugün ben de güzelim demem için egrçekten sarhoşumsu olmam lazım, zira lenslerimi bile takmayıp, yamuk gözlüğümle geldim işe. napayım, sabah başımın sol tarafı öyle ağrıyordu ki, sol gözümü açıp lensi takmam mümkün değildi. yol boyunca çoğu insan "ne lan bu böyle bi gözü kısık dolaşıyo, gözlüğü de yamuk, manyak mıdır nedir?" bakışı attı bana. olsun. manyağım çünkü, evet.

tek sinirlendiğim şey, makyaj çantamı ipek'in çantamdan çıkarıp, bir daha da geri koymamış olması. çünkü lensim yanımda, takıp bu yamuk gözlüklerden kurtulabilirim. ama yüzüm gözüm bembeyaz. hayalet gibi dolaşıyorum. sadece vişneli dudak nemlendiricimi sürersem, drakula'nın gelinlerinden biri olmam kaçınılmaz.

çok makyaj yapmadığım için insanların pek dikkatini çekmiyor neyse ki bu halim. şöyle de bir gerçek var tabi:

No comments: