Friday, February 10, 2012

I was born to love you = sana reddedemeyeceğin bir teklifim var

Queen manyaklığım bilinen bir şey, ama bu şarkının ayrı bir yeri var bende. Şu an meyvesiz, sade activia yerken (ki kendisi ekşi mekşi bişi) bile beni mutlu ediyor. Hiçkimse bana bu şarkıyı hediye etmedi, tamamen kendi imkanlarımla kendi kendime hediye ediyorum mütemadiyen.

Biraz önce formülasyonlar arasında kaybolmuşken, aklıma bir anda dank etti. Olur da bir gün biri bu şarkıyı bana ithafen söylese, gerçi söylemese de olur, hatta Freddie'den dinletip playback yapsa ve şarkıyı katletmediği için ikinci bir takdir alsa benden, istediğini yaptırabilir bana. (+evet geliyor musun benle köprüden atlamaya? -metrobüsle gidelim kolay olur.)

Azılı düşmanım gelip şu şarkıyla bana ilanı aşk etse bile durur düşünürüm be. (azılı düşman: sanki ortaçağda yaşıyoruz) Çok sıradan sözleri var aslında ama zeka burada işe yarıyor. Hem müzik hem sözlerin dizilişinin yarattığı ahenkle gaza geliyor insan.

Bunlar da geçen gün rüyamda aldığım güller. Aslında gül, özellikle de beyazı hiç çekici gelmezdi bana. Artık ayrı bir yeri var:

No comments: