Saturday, February 4, 2012

Fuuuuuu

Bir cumartesi ve ben yine sapıttım.

Uykumu alamıyorum resmen. 5 gün 6'da uyanmak koymuyor da, şu cumartesi de erken kalkmak mahvediyor beni. Eve geldiğimde deli bir baş ağrım vardı. İlaç aradım fellik fellik ama bulabildiğim tek parasetamol içeren ilaç tylol-hot'tı. İçtim kendisini, sonra da hem haftanın yorgunluğu hem parasetamol'un yan etkisi ile bir uyudum ki sorma. Uyumak değil o bence, baya bayıldım. 4'te fulya gittiğine göre 4.30 gibi uyudum, anca babam gelince uyandım, yani 8'de.

şimdi de uykum yok ama bişe yapasım yok. net booomboş. dizi izleyesim yok. diyette olduğumdan (aah ah her zamanki gibi di mi?) çay may da içmiyorum bu saatte. ne boş bir hayat lan bu?

bari yarın popomu kaldırıp sinemaya gidebilsem. ahmet'e ödevlerini yapmadığı için "hakkını kaybetme"ce uyguladığımızdan bu biraz yalan olabili tabi. ya ondan kaçıp ipekle gitcez sinemaya ya da evde oturcaz :/

by the way, geçen hafta fufu'nun nişanı vardı. Bir hafta nasıl saçımı yaptırsam diye aradım, sonunda natalie portman'ın yandan toplanmış dümdüz, baya günlük gibi duran topuzunu beğendim, adamın gözüne soktum fotoğrafı, ama adam benim saçı adeta bir türk filmi yıldızına benzetti. neyse ki çok iğrenç bişi olmadı. manyak adam sana kim dedi doğaçlama yap diye, gördüğünü yapsana?!

bir de farkettim ki bu millet ne meraklı lan siyah giymeye. ben bu enine boyuna halimle cart turuncu giydim - bazen merak etmiyor değilim, eğer zayıf mayıf, çıtı pıtı bişi olsam nasıl giyinirdim diye. herhalde bu sefer fosforlu mor falan giyerdim. zaten her gün siyah giymek zorundayız, bir de kutlamalarda da mı simsiyah giyineyim ya. öf içim bayılıyor resmen. bari kahverengi, yeşil falan giyselerdi.

tamam bana turuncu bu "ayıcık"lıkla pek gitmemiş olabilir ama siyah da giymeyim be. mateme gelmiş gibi.

ayağımdaki şiş indi, ama hala parmaklarım ağrıyor. nasıl başardım alt tarafı otobüsten inerken? düşmedim de hem, dümdüz indim. başarılı buluyorum kendimi bu konuda :D

bu kuaförden bir fotoğraf bebeğim (H)



bu -bence bu fotoğraftan daha güzel- ertesi sabah elçin'le sapıttığımız anlardan. Gözlerimi şaşı yaptığım mal fotoğraflar da var ama o kadar da abartmayım dedim:


No comments: