Friday, December 16, 2011

La-lala-la-la

Naber?

Ben iyi değilim pek cınım. Neden dersen şu şu diyemem. Değilim işte.

İşe başlıyorum yeni yılda, ama inan ki içimden gelmiyor. Ömrümün sonuna kadar bir yerde kapanıp yaşayabilirim. Her şeyi yapmışım ve bitirmişim gibi bir bıkkınlık. Halbuki yapmadım, valla yapmadım ya. Mesela tiyatro yapmak isterim, ya da en azından izlemek. Ama ikisini de pek yaptım sayılmaz. Ama yapsam ne hissedeceğimi biliyorum ve gereksiz buluyorum.

Bu derece bunalıma girebilmemi sağlayan insanlara buradan teşekkür etmeliyim, görmeseler, duymasalar da. Bu noktaya gelebileceğimi bilmiyordum gerçekten. Hani öyle bir nokta ki, benim gibi bunalıma katlanamayan kişi bile kendini kurtaramıyor! Dansa gidiyorum, zaten yaptığım bildiğim şeylermiş gibi geliyor. Geziyorum, hiçbiri beni şaşırtmıyor. Böyle bir dünyada tutunabileceğin belki tek şey birinin seni sevmesi olabilir... ahahaha dvjml bebeğim şaka mı yapıyosun? O benim yapamadığım birinci şey. Kendimi sevdirememek konusunda çok başarılıyım. Halbuki hoş bi insanım, cidden. Ama bu ara gülümseme fonksiyonumu kaybetmiş olabilirim. Yaklaşık 6 aydır içimde tuttuğum ağlama hissinden kurtulamadım gitti. Bir insan olanları, hatalarını, ne bileyim başarısızlıklarını unutup gitmeli. Kendi prensiplerime karşı gelip unutmuyorum. Ara ara gelen sinir, kızgınlık, öfke, ve buna bağlı belki de sevgi duyguları ile

Neyse ya, konuşmamak daha güzel bu konularda. Sheldon Cooper'ı anlayabiliyorum. Ama onun kadar zeki değilim. Duygusal özellikleri kaldırıp bi kenara koymak güzel olabilirdi. Eğer onun yerine koyabilecek zekam olsaydı. Bilim dünyasına katkıda bulunan bir insan olabilirdim.

Bu arada Sheldon tipsizini eve kapatıp beslemek istiyorum. Bazinga!

No comments: