Saturday, January 21, 2012

Nane şekeri

Naber?

Görüşemiyoruz bebeğim haftalardır. Tabi ben artık çalışan insan modeline geri döndüğüm için olabilir. Ya da hala sabah 6'da uyanmaya alışamayan insan. Seç beğen kendin.

Sayın Neutec'çiğim sağolsun, facebook/gmail/hotmail/blogger hiçbir şeye erişemiyorum. En azından blogger olaydı iyiydi. Ne o, neutec belgeleri dışarı sızmasın. Sanki çok meraklıyız belgelerine.

Bugün yine yarım günlük iznimde deli gibi mağaza dolaştım. Zaten cumartesi de sabahın köründe kalktığım yetmezmiş gibi merter'den çıkıp ümraniye'ye kıyafet aramaya gittim. Sonunda elimde olan elbiseyi giymeye karar verdim o ayrı.

He kıyafet de fufu'nun nişanı için tabi. Mağaza görevlilerine dert anlatmaktan içim çıktı. "Abiye değil, ama sıradan da olmasın elbise. Arkadaşımın nişanında giyicem. Hayır evde değil. Ama abiye olmasın!" Lan ne meraklı bu kadınlar güllü dallı taşlı böcekli şeylere. Tamam ben de meraklıyım da, sınırını bilmeli insan. Ben nişan sahibi değilim ki. Disko topu gibi mi gideyim salona? Artık bana ışık tutarlar, ben döndükçe ışığı yansıtırım.

Ama bir ayakkabı aldım mooçi, görmen lazım. Elbise beyaz giyeceksem, ayakkabı cafcaflı olsun dedim ve baya baya turuncu-pembe arası ayakkabı aldım. Hem de 12 cm topuklu. Gören de zanneder ki bu karı zp zıp topukluyla dolaşıyor her yerde. Nerdeeee! Yalnız ümraniye esnafından bu kadar modadan geri kalmışlık beklemezdim. O kadar diyorum elbisem beyaz diye, bana beyaz ayakkabı veriyorlar. Diyorum bakan bana değil ayakkabıya baksın istiyorum - kırmızı verelim diyor salak. Hiç "bugün ne giysem" izlemiyorlar azizim, ne diyeceksin işte.

Yahu ben bu ara deli gibi Radyo Alaturka dinliyorum. Çok da eğleniyorum. Böyle psikopatça, hatta vahşice bir eğlence bu. Şarkılardan fal tutuyorum, ya da sözde ilk şarkıyı kadın ikincisini erkek söylesin cevaben falan diye kendi kendime hikaye yazıyorum. "Ayy bak gördün mü çocuk ona gözlerinin içine başka hayal girmesin dedi, kız cevaben sevil de sevme ağlama ağlat dedi püüü". Yalnız bu sabah (yaklaşık 7:30'da) hadi bak bu sefer içten diyorum acaba şu bana ne diyor diye düşündüm. Çıkan şarkı harika.




Yani şimdi Sayın Suat Sayın, sana bazı sorular yöneltirdim ama gerek yok. Fazlasıyla paradoks içeriyor şarkın. Hoş, ben bu paradokslara bizzat denk geliyorum nasıl başarıyorsam.

Hepsini bırak da, bu benim 2011 şarkım olmuş da haberim yok...



No comments: