Saturday, July 9, 2011

Tanımsız.

Öyle kendimde değilim ki bir haftadır, uyumaktan başka istediğim hiçbir şey yok. Sanki ayağımın altından yeryüzünü bir anda çekmişler de, o aniden düşme hissi ile hala yere çakılamamışım. Çakılsam belki ölüp gidicem ama çakılamadık da bir türlü.

İnsanlardan büyük beklentilerim olmamasına rağmen, hep öyleymiş gibi davranmaları canımı sıkmıyor artık. İçimde bir boşluk hissi oluşturuyor.

Verilen sözler yerine getirilse sadece, ya da hiç söz verilmese, bu saf insan inanıyor çünkü her söze.

Bu arada Ales'ten yüksek puan alırsam bir sürpriz bekleyecekti beni, ben aldım sürprizi, ayrılıkmış bebeğim :) Bilseydim işten ayrılır çalışır mıydım?

Canım çok fena yanıyor. Öyle böyle değil. Son 2 gündür biraz daha iyi olmama rağmen, çok da iyi sayılmam. Koskoca Yunanistan gezisi bile bana gereksiz gözüküyor. Şu cümlemden maksimum bir sene sonra çok pişman olacağımı biliyorum, ama şu anki ruh halim o kadar kötü.

2 comments:

Euslémme D'Amisos said...

Ben artık bu tür acı çekmeleri de hoş karşılıyorum. Melankoliyi sevdiğimden değil! Bir dahaki sefere daha az acı çekiyorsun/hiç çekmiyorsun. Bağışıklama gibi bir şey. Kızamık olmak gibi, kabakulak olmak gibi...
...ve yoruldun, üzüldün; ama ders almışsın. Elemanı zerre tanımıyorum; ama bu AŞK sana bir şeyler katmış. Yaşasın aşk! :)

Dilek said...

Daha az acı çekmek değil belki ama şiddeti ne olursa olsun -herkese aynı şey hissedilmediğinden- hayata daha kısa sürede dönebilmek gibi bir etkisi var :)

Evet, yaşasın ki bizi de bulsun bir gün, hatta en yakın zamanda:)