Friday, December 4, 2015

Tatlıya doyduğum hafta

Saçma bir kasım ayı oldu benim için. Hormonsal açıdan zor geçti kısacası. İçim şişti, tatlı aşerdim delicesine. Kilo vermişim ama saçma ötesi ödem yüzünden tartıda hep fazla çıkıyorum. Onun verdiği bir stres de vardı.

Bir akşam İpek'le çay içerken "keşke evin duvarları kurabiyeden olsaydı, çikolata sürüp yerdik" derken buldum kendimi. Hayatında benden böyle bir şeyi hiç duymamış olduğu için hayretle bakakaldı bana kız. Sabah da bunu Anıl'a anlattım. Güldük ettik falan.

Akşam kargon var diye çağırdı Bahar aşağıya. Bir baktım kurabiye sepeti kocaman. "Bonifud falan söylemeyin, ne anlamı var" diyen benim elim ayağım dolandı birbirine. Zaten ömrümün en deli PMS nöbetini yaşıyorum, biri bir şey dese oracıkta ağlarım. 

O beklenmedik ama en çok ihtiyacının olduğu anda yapılan şeyler o kadar değerli ki - doğum günümde 5 bin tane çiçek/kurabiye/pasta gönderse o kadar mutlu olamazdım. 



Tabi sonra başka tatlış hareketler olmadı değil, bu sefer İpti ile Ahmi'den:


Ömrümdeki en fotojenik olduğum doğum günümü geçirdim resmen. Pastamı yine, yeni ve yeniden kendim aldım. Artık Bağ pastanesindeki pastacı abi halime acıyor, kurabiye falan ikram ediyor.

 




No comments: