Wednesday, September 12, 2012

Hayat garip, gerçekten

Bir gün önce düşündüklerin, hayal ettiklerin, aradan 24 saat dahi geçmeden ecnebilerin "shattered" dediği gibi yerle bir, tuzla buz olabiliyor. Birkaç gün önce yaptıklarından veya birkaç gün önce yapmadıklarından ölesiye pişman olabiliyorsun. Garip yani.

Ama asıl garipliği bu değil işte. Şu an yaşadığımız gerçekliğin bir an sonra, doctor'un tardis'le gittiği, izleyip de sanki görebilecekmişiz gibi düşündüğümüz 3000 yıl sonrasında bile değil, bir 100 sene sonra tamamen etkisini kaybedeceğinin aklına gelmesi insanın. Peşinden koştuğun adamın/kadının, uyuduğun saatlerin, yediğin yemeğin, yağlı mı yağsız mı yoğurt yediğinin, 38 beden olup olmadığının ya da metal mi yoksa pop mu dinlediğinin 100 sene sonra esamesi okunmayacak. Bir hiç olacak. O zaman neden takılıyoruz küçük şeylere bilmiyorum.

İşte ben bu üsttekini kendime anlatamıyorum. En ufak bir şeyi kendime dert ediniyorum. Belki anneme anlatsam "o dediğin şeyin hayatında bir önemi yok ki, dediğin çok saçma bir şey" diyeceği şeyler beni hasta ediyor.

Beni milyonlarca yıl sonrasına, dünyanın 5. büyük insan uygarlığını kurduğu zamana götürecek ne bir doctor ne de bir tardis var. O yüzden bugünün tadını çıkarmam gerek, peki bunu bilinçaltıma anlatabilecek bir yol var mı acaba? Bilinçaltıma olmasa da mideme anlatsın bari.

Not: Şu İşler Güçler'deki Aşkın gibi olmak güzel bir şey herhalde, ama ben her nasıl oluyorsa hep Murat gibi olmayı başarıyorum. Saygılar e'fenim.

Monday, July 2, 2012

Bugünün Hatrına

in memory of 02.07.2011




"...elveda, diyip bir gün viran edip gönlümü
ayrılıp gidişinin bu gece yıldönümü"

Tuesday, June 26, 2012

Tarkan, bebeğim, sen başkasın!

Ne dinlersem dinleyim, dönüp dolaşıp bir Queen, bir Zeki Müren, bir de Tarkan dinliyorum işte. Hatta kıt müzik bilgimle iddia ediyorum ki şu şarkı Türkiye'de yapılmış en iyi pop şarkılarından biri. Ama nedense pek kimse ilgi göstermedi, hatta Tarkan kendisi bile! İlk çıktığından itibaren sevdim kendisini. Nasıl "Bir Ben Bir Allah Biliyor" şarkısı son zamanlarda yapılmış en mükemmel tsm-arabesk karışımı şarkı ise bu da en iyi pop şarkılarından biri.



Thursday, June 14, 2012

Bi güzellik yapsana?!

Bazı şeyler olana kadar konuşmak istemiyorum. Ama eğer bu da çıkarsa Deniz'i alıp bir kahve-pasta hane açmayı düşünüyorum. Benim pastacılığım, Deniz'in uzun vadede dahi tutan falları ve Fulya & İpek'in pazarlama taktikleri ile sırtımız yere gelmez.

İmalı şekilde şöyle anlatabilirim:

Şimdiye kadar ömrümde olmadığım kadar melankolik takılıyordum. Belki etrafımdaki insanlar kadar melankoli düşkünü değilim, ama kurtaramıyordum kendimi. Bazı şeyleri o kadar kafama takmıştım ki resmen üzerime yapışmıştı o ruh hali. Şu son haftada, aslında pek etkili olmaması gereken, normal bir insanın aa ne güzel, diyip geçeceği bir olay; benim için dönüm noktası gibi bir şey oldu. Artık o kadar da umutsuz değilim kendimden. Her an her şeyin değişme ihtimali var. Evet, belki de değişebilme olanağım olduğunu görmek beni çok heyecanlandırdı. Çünkü sabit kalmak, ömrümün sonuna kadar ev-iş arasında gidip gelmek beni tanımlayan bir hayat değil.

Kendime kesinlikle internetle yakın ilişkisi olan bir kariyer çizmem gerekiyor. Bunun farkındayım. Bunun yanında beni -şu an olduğum gibi- bir ofise tıkmamalı. Bazen sabaha kadar da çalışabilirim, ama işim olmadığında masayı beklememeliyim oturup.

Bu konuda birkaç projem var. Ama hepsinin üzerinde yüksek lisans'ı ertelememek var. Kariyer hedefimi seçtiğime göre, bölüm seçmem de zor değil. Seçenekler: Gazetecilik, gazetecilik ve medya yönetimi, medya ve iletişim çalışmaları vs.

Bunları her türlü ilgi alanımla karman çorman yapıp, güzel bir şeyler ortaya koyabilirim bence. Sadece biraz cesaret.

Bir bakışmanın insanı buralara getirmesi de ilginç tabi.

Sunday, June 10, 2012

Hımm böyle oluyormuş demek ki?!

Bütün gün başka birini düşünmeyeli baya oluyordu. Bahar'ın dediği gibi umudunu kaybetmemeli insan demek ki. Hayat çok garip bir zaman çizelgesinde ilerliyor ve doktorcuğumun dediği gibi lineer devam etmiyor belli ki.


Friday, June 8, 2012

Bu arada:

Dün gece çok acayip olaylar olmuş; önce deprem olmuş, sonra havada tanımlanamayan bir nesne görülmüş (ki sonrada rusyanın füze çalışması olduğu anlaşılmış), ermenistan-azerbaycan çatışmaya girmiş bense napıyordum? uyuyordum tabi. Donna Noble ile benzerliğim bu kadar olur. Belli mi olur, belki rusya'nın füzesi dediğimiz şey tardis'ti? zaten döne döne de gidiyormuş? Neden olmasın? Eğer öylese beni bul doktor!