Wednesday, June 29, 2011

Büyük Çapta Deja Vu Yaşamak.

Bir an şu anda kiminle olduğumu, nerede olduğumu, ne yaptığımı unuttum.

Unutmadım aslında, 4 sene öncesine gittim.

Yaşadığımız gün dolayısıyla belki de. 29 Haziran'da ne vardı ki? diye düşünürken bir anda aklıma geldi.

Hoş aklıma gelenler belki ismimi dahi hatırlamıyordur.

Rüyama girenler ise karmakarışık.

Bugünü unutmama bugün olanlar sebep olmuş olabilir.

Ya da bir anda kendimi tekrar "yalnız da mutluyum" gerçeğiyle yüzleştirmem.

29 Haziran, bir zamanlar neler yaşamış olduğumun tarihi sanki. Bir insanın doğduğu gün, benimse ergenlikten çıktığım gün belki. O zamanı atlattıysam, şimdi de her şeyi atlatabilirim diye düşünme sebebim.

Yeniden mantığıma "merhabaaa" dediğim gün.




SpocknKirk

Saturday, June 25, 2011

Biliyorum gemiler götüremez...

Hiçbir şey umurumda değil diyorum
Aşktan ve umuttan başka
Bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı
Belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor.



gece

Wednesday, June 22, 2011

Variation On the Word Sleep by Margaret Atwood

I would like to watch you sleeping,
which may not happen.
I would like to watch you,
sleeping. I would like to sleep
with you, to enter
your sleep as its smooth dark wave
slides over my head

and walk with you through that lucent
wavering forest of bluegreen leaves
with its watery sun & three moons
towards the cave where you must descend,
towards your worst fear

I would like to give you the silver
branch, the small white flower, the one
word that will protect you
from the grief at the center
of your dream, from the grief
at the center. I would like to follow
you up the long stairway
again & become
the boat that would row you back
carefully, a flame
in two cupped hands
to where your body lies
beside me, and you enter
it as easily as breathing in

I would like to be the air
that inhabits you for a moment
only. I would like to be that unnoticed
& that necessary.



deep-breath

Tuesday, June 21, 2011

Yunanistan bizi beklesene!

Ömrümde ilk defa yurtdışına çıkacak olmanın heyecanı, bunun ananemin memleketi olması, bir plana bağlı kalmadan gezecek olmamız, üstüne gittiğimiz ülkenin kriz döneminde olması heyecanımı 3562 katına çıkardı.

En yakın zamanda oturup "gezilip görülecek yerler" listesi çıkartmam, ne hediye götürmem gerektiğine karar vermem lazım. Fazla heyecanlandım, kabul ediyorum. Hem de gitmekten vazgeçebilecek kadar heyecanlıyım :/




yunanistan_1

Sunday, May 29, 2011

Ya Doctor, neyse ya, sana bişe diyemiyorum ben!

Çocuğum madem klonlanıyorsun sen, yollasana bi kopyanı bana. Hadi yavrum. Hadi canım.

Amy'nin klon olduğunu düşünüyordum zaten. Ortaya çıkması güzel oldu. Tardis'cim yine yapacağını yaptın, Doctor'u doğru yere götürdün. Seviyorum kız seni :D

Rory, lan, bir işe de burnunu sokma. Yakışıklı bi abisin, güzel bir karın var, salak salak başını belaya sokmasana çocuğum.

Saturday, May 21, 2011

Kendi kendime kızıyorum.

Önce düşündüm, hala ALES'i açıklamayan ÖSYM'ye mi, yoksa başvuruları Ağustos ayından bir anda Mayıs'a çeken sevgili üniversiteme mi kızsam diye.

Ama hiçbirine kızmıyorum, tamam kızıyorum ama kendime kızdığım kadar değil.

Birincisi; hala mezuniyet belgemi almadım. Pazartesi başvursam ve en geç Cuma günü çıksa belge bana yeter. Fakat bunu böyle sıkıştırmak yerine bomboş zamanlarımda da yapabilirdim!

İkincisi; acayip tırsıyorum. Ya not ortalamam düşükse, ALES'im düşükse, mülakatta nutkum tutulur da konuşamazsam diye kafamda dolanıp duruyor sorular. O kadar gerginim ki, spora gitmek yerine 3'ten 7:30'a kadar uyudum. Midem ağrıyor, dişlerim de sıkmaktan ağrıyor, uykumu da aldığım için tüm gece napcam bilmiyorum. Böyle kötü bir durumdayım işte.

Lütfen bunların hepsi bir anda geçsin, programa kabul edileyim, ve Yunanistan'a gideyim. Bekle beni İskeçe, Kavala, Selanik, Atina & Mikonos!

Wednesday, April 27, 2011

çalışmak


Böyle bitbit diye hevesle iş yapan insanları kıskanıyorum. Onları izlerken "ben de eve dönünce bir ortam hazırlayım böyle çalışayım bilgisayarda yaa" diyorum. Yalan efenim. Şu anda şu yazıyı bile yatakta yarı yatar halde yazıyorum. Ama yarın şu odayı toplayıp kendime bir plan hazırlicam. Planın ana hatları şu:

- günde bir sunum
- bir makale
- fransızca ya da ispanyolca çalışma
- blogları ihmal etmeme

Blog diyince aklıma geldi, artık yurtdışından kozmetik alışverişi yapamıyomuşuz. Laaaaaaaaaan ben bornprettystore'dan ne güzel Hello Kitty'li konadlar falan alcaktım:(