Thursday, June 14, 2012

Bi güzellik yapsana?!

Bazı şeyler olana kadar konuşmak istemiyorum. Ama eğer bu da çıkarsa Deniz'i alıp bir kahve-pasta hane açmayı düşünüyorum. Benim pastacılığım, Deniz'in uzun vadede dahi tutan falları ve Fulya & İpek'in pazarlama taktikleri ile sırtımız yere gelmez.

İmalı şekilde şöyle anlatabilirim:

Şimdiye kadar ömrümde olmadığım kadar melankolik takılıyordum. Belki etrafımdaki insanlar kadar melankoli düşkünü değilim, ama kurtaramıyordum kendimi. Bazı şeyleri o kadar kafama takmıştım ki resmen üzerime yapışmıştı o ruh hali. Şu son haftada, aslında pek etkili olmaması gereken, normal bir insanın aa ne güzel, diyip geçeceği bir olay; benim için dönüm noktası gibi bir şey oldu. Artık o kadar da umutsuz değilim kendimden. Her an her şeyin değişme ihtimali var. Evet, belki de değişebilme olanağım olduğunu görmek beni çok heyecanlandırdı. Çünkü sabit kalmak, ömrümün sonuna kadar ev-iş arasında gidip gelmek beni tanımlayan bir hayat değil.

Kendime kesinlikle internetle yakın ilişkisi olan bir kariyer çizmem gerekiyor. Bunun farkındayım. Bunun yanında beni -şu an olduğum gibi- bir ofise tıkmamalı. Bazen sabaha kadar da çalışabilirim, ama işim olmadığında masayı beklememeliyim oturup.

Bu konuda birkaç projem var. Ama hepsinin üzerinde yüksek lisans'ı ertelememek var. Kariyer hedefimi seçtiğime göre, bölüm seçmem de zor değil. Seçenekler: Gazetecilik, gazetecilik ve medya yönetimi, medya ve iletişim çalışmaları vs.

Bunları her türlü ilgi alanımla karman çorman yapıp, güzel bir şeyler ortaya koyabilirim bence. Sadece biraz cesaret.

Bir bakışmanın insanı buralara getirmesi de ilginç tabi.

Sunday, June 10, 2012

Hımm böyle oluyormuş demek ki?!

Bütün gün başka birini düşünmeyeli baya oluyordu. Bahar'ın dediği gibi umudunu kaybetmemeli insan demek ki. Hayat çok garip bir zaman çizelgesinde ilerliyor ve doktorcuğumun dediği gibi lineer devam etmiyor belli ki.


Friday, June 8, 2012

Bu arada:

Dün gece çok acayip olaylar olmuş; önce deprem olmuş, sonra havada tanımlanamayan bir nesne görülmüş (ki sonrada rusyanın füze çalışması olduğu anlaşılmış), ermenistan-azerbaycan çatışmaya girmiş bense napıyordum? uyuyordum tabi. Donna Noble ile benzerliğim bu kadar olur. Belli mi olur, belki rusya'nın füzesi dediğimiz şey tardis'ti? zaten döne döne de gidiyormuş? Neden olmasın? Eğer öylese beni bul doktor!

Attention please!

Ciddi ciddi evlendiriyoruz fufuyu da be blogcum. Bir cumartesi günüm daha iş ve gezmekle geçicek belli ki. Merak ettiğim nokta, ben 12.30'da işten çıkıcam da, cevizlibağ'dan bakırköy'e nasıl ulaşıcam, ne ara saçım yapılacak (ki basit bir fön dahi benim saçımda yarım saat sürüyor maşallah saç uzamıyor fışkırıyor) tabi saçım nasıl yapılacak? 4'e nasıl yetişicem. Bir erkek okusa şu yazıyı manyak mısın kızım 12.30'dan 4'e kadar beşbin kere hazırlanırsın der. Ben de öyle derim normalde ama saç başa bakan bir tek kuaför var gittiğimiz yerde. Önce gelinin (fufu lan gelin? hala inanamıyorum ben çaktırma) saçını başını yapacak, sonra bize geçecek. sırf ben olsam yarım saatte çıkardım o kuaförden, inşallah sıra gelir bana hemen :D zaten ya dümdüz olacak saçım, ya da dalgalı. Kuaför'de topuzumsu şeyler yaptırılmayacağını nişanda deneyimledim zaten. Holivudvarimsi dağınık topuz isterken klasikten biraz şaşmış türk kuaförü topuzu oldu. benim saçımın şununla hiçbir uzak yakın ilgisi yoktu mesela: 

Neyse artık. Bu sefer daha basit bir şey isteyim ki abartmasın kuaför de. Hayır dalgalı olsun dersem perma ile karşılaşacağım diye korkuyorum açıkçası.

Thursday, June 7, 2012

Hımm, evet.

Şimdi bilmem anlatabiliyor muyum?




benimki gerçekten terbiyesizlik herhalde?

Thursday, May 31, 2012

Headphone mania

Bizim şirket tam olarak bu deyimle tanımlanabilir. Böyle seslendim duymadın gibi bir çalışma şekli olmadığından, herkes kulaklıkla pc başında deli gibi çalışmakta. Yakında 25 yaşında kulağı ağır işiten 200 kişi halka karışabilir, benden söylemesi.

Tabi durmadan radyo dinlemekten ötürü, en beğendiğim 2 radyo da ortaya çıktı. Güzel olanı ikisinin frekanslarının ard arda olması. Pal fm 99.2'de Capital radio da 99.5'te. Tek sorun ikisinin de pek mükemmel çekmemesi.

İtiraf ediyorum normalde Virgin dinliyordum. Sonra Virgin 99.5'ten taşındı, bende 99.5 kayıtlı kaldı. Uzun süre sinir etti "Eğer bu anonsu duyuyorsanız Virgin radio dinleyecektiniz, hay aksi biz bıdı bıdı frekansına taşındık" diye şarkılar arasına girerek. Capital mikemmel bir radyo aslında, çekmediği için pek dinleyemiyorum. 80'ler-90'lar arasında gidip geliyor ve yabancı müzik yayını yapıyor tabi. Metrobüste thriller dinlemek de pek güzel oluyormuş.

Pal'i de capital çekmeyince radyoyu karıştırırken buldum. Cahilliğimi mazur görün fekat Levent Erim'i ilk kez bu hafta dinledim. Sabahları geveze ve cinsiyetçi muhabbetlerinden iğrenen biri olarak, "sabah aynada kendine bakıp acaba bu saç bu elbiseye uydu mu diyen kadınlara" güzel ne güzel olmuşsun armağan eden birini dinlemeyi tercih ederim tabi! Özellikle perşembe sabahları tema sabahlarıymış. Bugünün teması "Sezen Aksu vokalleri" idi, tüm sabah Levent Yüksel, Sertab Erener, Aşkın Nur Yengi dinlemek güzeldi. A. Nur Yengi sevmezdim ama doğrusu çok güzel şarkıları varmış kendisinin ve çok güzel söylemiş hepsini. Bu arada unuttuğum bir şarkıyı da hatırladım tabi :D "Gel yabani gör halimi, el bana ben sana deli" Feci derecede narsist bir şarkı :D

EDİT: Üstte Levent Erim'in programı hakkında yazdıklarım, kendisi Türk apaçilerine hizmet etmek amacıyla Zemfira isimli sürekli miyavlayarak konuşan kızı yayına katmadan önce yazılmıştı. Arkadaşım nasıl uyuz bir sesin var senin, biliyormuş gibi bir de burç yorumladı bu kız. Aslında bilmem pek, gözlemlerim bunlar da demedi. Ciddiye aldığımdan değil ama böyle insanların şanslarına şaşıyorum. Burdan kendisine sesleniyorum, bebeğim öncelikle öyle bayık bayık konuşarak hangi şirketin avukatlığını yapmayı düşünüyorsun acaba?

Tabi mp3 çalarında 16 gb alan olan biri niye radyo peşinde diye sormak gerekir. Galiba radyo her zaman cezbedici olacak insanlar için. Beklenmedik anlarda beklenmedik şarkıların çalması, başa sarıp tekrar dinleyebileceğini bildiğin bir kayıttan daha çekici geliyor.

Monday, May 14, 2012

to myself




Son zamanlardaki favorim. Baştan sona kendime hediye ediyorum şarkıyı desem yeridir.

Üzerimdeki ölü toprağını silkmeden önce son olarak şunu diyeyim ve artık susayım! (fotoğrafları göz ardı ediniz)