Thursday, September 17, 2015

Garip garip şeyler vol. 4557

Pazartesi günü bu yıllık son defa rahat rahat Anıl'daydım. Beşbin senedir saçlarımın farkında olan adam aslında sarı olduğumu dün akşam fark etti. Sarı da değilim aslında benim standartlarıma göre ancak kendisi simsiyah saçlı olduğundan beni sarı diye nitelendirebiliyor.

Son üç yüz senedir saçımı boyadığım için ben dahil herkes saç rengimi unutmuş. Fulya "sen ne zaman saçını boyayacaksın çok sarı oldun!" dedi mesela. Tamam bi ombre gerçeği var ama geri kalan kısmı benim saçım. Bundan sonra da saç boyamayı düşünmüyorum. Beyazlayana kadar böyle artık.

Siyah saç çok güzel değil mi ama ya? Beyaz ten siyah saç ikilisine bayılan bir ben mi varım?

Anneme çekseydi dediğim bir sürü şey varken sadece burnumuzun benzemesi de efsane tabi. Çocukken en çok da simsiyah saçlarına özenirdim. Kendimi kabul edebilmem ise 25 yaşımı geçti, o ayrı.

--

Bu tatilinde ısrarlara dayanamayıp annesi ve babasına beni ifşa eden bir sevgilim var. Hadi tamam ifşa demeyelim, anlatmış işte. Ben niye bunu duyunca strese girdim, büyük bir soru işareti. Böyle şeyleri çok takmıyorum zannederdim, hakkımda kimin ne düşündüğüne "normal şartlarda" takılmam çünkü. Ama böyle olunca acayip büyütüyormuşum! Ya beğenmedilerse, ya çirkin buldularsa, "tipe bak hala istediğin kadar zayıflayamadın" gibi endişelerim var. Evet. Bu tarafım çok sığ olabiliyor.

Ben de bu fazla heyecan ve enerjiyi atabilmek için spora yazıldım. Haftada 5 gün deli gibi çalışarak enerjimi atıyorum.

Hadi bye.

No comments: