Tuesday, November 11, 2014

Yine ben

Annem not defterimi bulup bir de üstüne okuduğu için bir süre hiçbir yere yazasım gelmedi. Hatta belki bunu da bulur diye blogu da kitledim. Ama anladım ki tek ben görünce yazmıyorum. Kimse okumasa dahi.

Neyse zaten konu da bu değildi, konu Doctor Who.

Şimdiye kadar en çok kendimi yerine koyabileceğim karakter olan Clara'yı berbat ettiği için Moffat'a feci kızgınım.

Bundan sonrası SIPOYLIRS haberiniz olsun da:

Clara dediğimiz kadın İngilizce öğretmeni. Eh ben de uzaktan kıyısından sayılırım. En azından edebiyat anlatırken falan kendisi hoşuma gidiyor. Çünkü hala aklımın bir köşesinde "Dilek öğretmen olsaydın keşke!" düşüncesi geçmiyor değil. Babama gelip "öğretmen olacaksa işi hazır bana gelsin" diyenler de cabası. Neyse, bu konuya fazla girmek istemiyorum şimdilik. Kariyer konusunda zaten pek hırslı değilim, öğretmen olmak beni comfort zone'uma geri gönderecektir. Ha öğretmenlik ha çevirmenlik.

Şimdi bunun bir de sevgilisi çıktı ortaya. Ordudan ayrılmış asker. Dünya üzerinde askerlerin aynı psikolojiye sahip olduğunun kanıtı oldu bana. Ya nasıl anlatsam bilemiyorum. Bu adamın yaptıklarını ben gerçek hayatta zaten yaşıyorum. Danny'nin feci derecedeki bağlılığı, "isterse dünya patlasın çöksün ben bu çocukları eve götürürüm arkadaşım!" şeklindeki kararlılığı, dünyaya farklı bir noktadan bakmasına kadar hepsi bizde mevcut.

Ama işte Clara'yı öyle havada kalan bir karakter yaptı ki kendini yerine koyamıyorsun. Çünkü ne ailesini biliyoruz, ne kötü bir tarafı olduğu "kabul" ediliyor. Hani diğer karakterler iyi olsa da salak, düşüncesiz, kayıtsız oldukları anlar vardı. (Amy'de de bu eksikti aslında). Ama Clara'da böyle bir şey yok. Tamamen doğru, haklı, dizinin odağı oldu. Sevmiyorum seni Clara.

Artık Doctor Who'yu da sevemiyorum galiba. Ben baştan ilk 4 sezonu izlicem galiba.

No comments: