Thursday, August 14, 2014

Adeta bir Clara!

Şu an ağrıdan kıvranarak mesainin bitmesini beklerken yazıyorum şunları. Kadınlığın zor yanları. Adet, regl her ne boksa uyuzum kendisine.

Zaman geçirirken ekşisözlük'te "kaşık kullanmanın varoşluk belirtisi olması" diye bir şey gördüm. Millet ne de manyak buna kafa yoruyor derken aydınlanma yaşadım. Ailem tam bir "elit" olmam için eğitmiş ya beni?! (olamadım, bunun için fazla kabayım)

Hep babanemin asillik sevdası yüzünden. Ben de millet benle neden "amma kibar yiyosun kızım, hamburger öyle mi yenir?" diye dalga geçiyor diyordum. Kaşık bizde her gün sofraya gelir, ama bıçak da gelir. Milletin kahvaltıda bıçak kullanmadığını yeni öğrendim. Onu geç Türkiye'nin yüzde bilmemkaçının yer sofrasında yediğini, yüzde bilmemkaçının da kendine özel tabak alıp yeme adeti olmadığını daha yeni öğrendim. Bunu "ulan amma moderniz" havasında söylemiyorum. "Ben nasıl soyutlamışım kendimi insanlardan da farkında değildim bunun" diye söylüyorum.

Babaneme gelirsek, şöyle yemek yenir, böyle oturulur, bir yere gidilince şöyle yapılır şeklinde kurallarla büyüttü. Sanki büyüdüğümde İngiltere Prensiyle evlendirecekti beni. Bir süs bebeği olmamı çok isterdi eminim, ama olamadım. Giydirir, süsler püslerdi sabahtan - akşam yine çamura batmış biçimde eve dönerdim. Hiç hayatımda görmemişim, izlememişim gibi kaşığı adeta bir tarzan edasıyla tutmuşluğum ve azarı yemişliğim vardır. Bir düğünde meyveler geldiği sırada karpuza elim ile uzanmam ile tüm ailenin (toplamda 4 kişi zaten) bana uzaylıymışım gibi bakışıyla yerin dibine de girmiştim. (yaş 9 veya 10)

Hala ağzıma yüzüme bir şey bulaşırsa garip karşılanırım diye hamburgeri dahi bıçakla parçalara bölerek yiyorum lan ben! Bu kadın ki patatesleri millet eliyle yiyor diye mcdonalds'ın kapısından dönmüş bir kadın. SANKİ ÜSKÜDAR DÜKÜYÜZ.

Bir de insan çocuk olunca her şeye özeniyor. Piknik yapan insanlar bana hep çekici gelirdi. Ama biz hep masalı yerlere giderdik. "Evde de masa var zaten" derdim, hiç sevmezdim. Sokağa çıkmak adeta hakaretti.

Şimdi hala yerde oturup yemek yemeyi beceremiyorum, çatal bıçak olmadan yaşayamıyorum, pilavı en son ne zaman kaşıkla yedim hatırlamıyorum, serile serile evde bile yatmaya çekiniyorum.

Şaka maka beni Bayan Rottenmeier büyütmüş ya?



No comments: