Tuesday, January 14, 2014

Saçmasapan rüyalar vol. 2 & 3

Bu rüyalar bana senede iki kere falan denk geliyor. Ya da beynim sadece senede iki kere rüyalarını hatırlayabilecek enerji ve hafızaya sahip olabiliyor.


Bu sefer Gizem ile Tolga'yı gördüm rüyamda. Mekan sanıyorum ki Karaköy'de ya da Cihangir'de bir yer. Sokaklardan hatırladığım o. Gizemler tam olarak ilgi çekici ve cezbedici bir cafe/restoran açmışlar. İpek'le birlikte gidiyoruz. Bar şeklinde tasarlanmış bir mutfağı var. İçerde Gizem tavuklu bir yemek yaparken Tolga da servise hazırlıyor. Nasıl güzel ve uyumlu çalışıyorlar anlatamam! Biz de bar taburelerinde oturmuş onları izliyoruz. Masalar tamamen dolu zaten. Malzemeleri nereden alıyorsunuz konusu geçiyor. Fatih'ten (?) alıyoruz, hatta gitmemiz gerek diyor. 

Anlamı: Kafamda gidilecek restoran sayısı (bkz: dem cafe), incelenecek garip malzemeler satan yerler (bkz: çin marketi) ve Gizem'i özleme katsayım artmış. Rüya bunun habercisi.

Diğeri ise daha da büyük komedi. Rüyamda kız bebeğimin olduğunu ama sancısız ve acısız şekilde doğurduktan sonra "hadi beybiys, çocuğu hazırlarsınız siz ben aşağıda türk kahvesi içicem hadi öptüm" dedikten sonra hastanenin kafeteryasına gidip oturuyorum. Annem, babam ve kim olduğunu çıkaramadığım (yanına oturuyorum, sadece benden daha kısa esmer dalgalı saçlı bir kadın) (3.7.2014 editi: lan?!) kaynanam oturuyorlar bir masada. Şaşırıyorlar ben gelince tabi. "Eh ismine de karar vermek lazım artık çocuğun" diyorlar. Höyt! ben karar verdim, öyle abik gubik isimler olmayacak, çocuğumun ismi Deniz İpek olacak diyorum. Evcilik oynar gibi, en yakın iki kişinin ismi konur mu lan çocuğa! Neyse, babam kalkıp "Annene sordun mu sonuçta ilk önce o koydu o ismi kendi çocuğuna" diyor. Manasız. Ayy bu rüya baya saçmaydı. Hastane parasını 260 x 6 taksit yapıyorlar. Taksit istemiyorum neden sormuyorsunuz diye çemkiriyorum. Bebeğin isim kartına sadece "İpek Bebek" yazmışlar. Bu çocuğun iki ismi var diye çemkiriyorum. "Hanfendi zaten karışmasın diye yazıyoruz, siz ne isterseniz yazın nüfus müdürlüğünde" diye bana ayar veriyor hemşire bozuntusu. Bebeği yarın alcaksınız diyorlar, pantolon mu bu paçasını mı kısaltıyorsunuz verin çocuğumu evime gidicem diyorum. Neyse ki sonrasını hatırlamıyorum. Çocuğumun babanesi var babası yok lan asdhgnhgkl 

Anlamı: İpek ve Deniz isimlerini gerçekten seviyorum. Kendilerini de çok seviyorum ama isimleri de çok güzel. Kafayı kredi kartımın her şeyi sormadan taksit yapmasına takmışım belli. Ofiste fazla çoluk çocuk muhabbeti dinliyorum. Hayatımda bir çocuğun babanesi olmalı gerçeği, babası olmasından daha önce geliyor. Ya da ben babanemi özledim :/


2 comments:

tangerine trees said...

sdfşlfls çok güldüm.
sonlara doğru kadınlar kulübü okumuş gibi oldum. 'cnm çocuğu niye yarın veriyorlar alsana yavrunu yanına :(((('

Dilek Türk said...

Bazen bilinçaltım böyle absürd film kıvamında takılıyor :D kadınlar kulübü tadını ben de almışım ki kendimi korumak adına uyandım rüyadan :D