Sunday, April 21, 2013

Mont

Naber?

Hayatım güzel güzel devam ederken kendi kendime nazar değdirmeyi başardım ya, bir şey diyemiyorum.

O montun varlığını, burada unutulduğunu biliyordum zaten. Ama nerede olduğunu sorgulamıyordum. Meğerse evlendiklerinde fufuların evine gelmiş taşınan diğer eşyalarla beraber. Bizimkiler de dalga geçiyorlardı "bakmadık da içine bişe varsa ya" diye. Neredeyse iki sene geçti. Hala bakmamıştık.

Dün gece yine nasıl olduysa oraya geldik. Nasıl olduğunu hatırlamıyorum bile. Alerji ilacı üzerine Bordeaux şarabı iyi gitmiyormuş. "Ya içinden fotoğraf çıkarsa, ya bir şey çıkarsa" diye diye beni stresten strese soktular. Fufu sonunda dayanamadı gidip getircem artık bakalım ne varmış dedi. Bir şey hissetmem zannediyordum. Ama çok garip bir duyguydu.

Getirdi montu. Ceplerine bakarken sanki onu 2 sene önce değil dün görmüş gibiydim. Ya gerçekten bişe çıksa içinden ne yapıcam? Bişe yapamicam tabi.

Çıka çıka bir paket sigara çıktı arkadaş?! O monttan çıkmasını bekleyeceğim en son şey. Acaba onun değil miydi mont bile dedim sigarayı görünce. Ama içinden bir de fiş çıkınca doğrulandı onun olduğu.

Sonra o mont kaldı kanepenin üzerinde. İpek geldi oturacak oraya. Bakıyor monta napayım diye. Aldı astı sandalyeye. Diyorum hasta mısınız siz bana inat mı yapıyorsunuz? Sanki buradaymış gibi bir de astınız sandalyeye. Öyle bir hava var.

Neyse ki sonunda gözümün önünden kaldırdılar. Sigarayı da içti ipekle fufu. Bense bildiğin elimi bile süremedim lanet olasıca monta.

Sebep nedir bu kadar zaman sonra, bir anlasam kendimi.

Bu da ekstrası olsun madem:

No comments: