Monday, October 29, 2012

Naptim, ne ettim?

Evde oturmak disinda yaptigim mukemmel bir is yok acikcasi. Bu ara bayramdi, tatildi derken iyice eve kapanmak zorunda kaldik. İsin kotusu bilgisayarima bir nevi el konmasi oldu. Annem ve babamin facebook & oyun takintilari nedeniyle zavalli netbook'um ellerine dustu. Bana ise kala kala Ahmet'in tableti kaldi. Ne maillerime bakiyorum ne baska bir seye. Teknoloji gelisiyor farkindayim ama bilgisayarin yeri baska benim icin. Bir yandan da diyorum, bir zamanlar laptoplar mi vardi? Devasa bilgisayarlarla calisiyorduk. Yine de ceviriyi tablette yapabilecek kadar gelistiremedim kendimi.

Saglikli yasam hevesim son hiz devam ediyor. Hele de levotiron ile gelen enerji ile. Hos bu sabah icmeyi unuttum, kahvaltidan sonra ictim anca. Hala o benim ilacim diye bakmiyorum, uzun bir sure İpek'in ilaci olarak kalacak o.

İlginc ama kitap okumaya geri dondum. En son Ozlem'in cezbedici paylasimlarina dayanamayip Cinarcik'a giderken Kurk Mantolu Madonna'yi almis, iki saatte falan bitirmistim. Sonra onun etkisi mi yetti bilemiyorum, uzun bir sure bir sey okumadim. Zaten yiklarin verdigi bir kitaba doymusluk var. İki hafta once ise elime Elif Safak'in Ask'i gecti. Cok sevdim. Ama bu sefer durmadim, Suskind'in kokusu ile devam ediyorum hic ara vermeden. Ozlemisim yanimda kitap tasimayi.

Aylin'le cok hos planlarimiz var, eger hayata gecirirsek su hayatta bir seyler basarabildigimi kendime kanitlayacagim. 

No comments: