Thursday, March 15, 2012

ne oldum lan ben?

Dün dedim ben, bu saç ya bugün boyancak ya bugün boyancak diye. Dediğimi de yaptım. İşin garibi boyadığım andan itibaren olanlardı.

Şirkette, şimdiye kadar göz göze dahi gelmediğim çoğu beyefendinin bir anda konuşası geldi. Dikkatlerini çekmemişim demek insanların dedim, geçtim.

sonra otobüste bir adam, baya bildiğimiz müdür tipli bişe. gelip "otobüs kadıköye gidiyor değil mi?" diye sordu, ben de cevap verdim. havaalanında çalışıyormuş da, aslında servisle geliyormuş hep, bugün kalabalık diye metrobüsle gelmiş falan. ben de hı hı diye dinliyorum. fıstıkağacında oturuyomuş da, bıdıbıdı. sonra tam muhabbet bitti derken, çok hoş gözüküyorsunuz dedi. zbam! o ne lan? "teşekkür ederim" dedim, yine iyi düşünen ben. "size bir kahve ısmarlamak isterdim" dedi. ben de teşekkür ettim yine. 5-10 dk farkedermiş falan. yok dedim gitmem lazım. havaalanına işiniz düşüyor mu dedi?! olursa orda ısmarlamak istermiş. lanet gibi aynı durakta iniyoruz. onun yüzünden bir durak sonra indim.

sonra kırtasiyeye gittim. aylardır gittiğim kırtasiyenin sahibi niye öyle davrandı lan? çantam avon mu diye sorup muhabbet açmak nedir? evet canım avon'dan aldım çantamı. çok güzel bir muhabbet oldu. neyse.

anladım ki, saçlarım olmasa ben bir hiçim. yüzüme bakan yok anlayacağın. o kadar blendax reklamlarında boşa konuşmamışlar "saçlarınız ahenkle dans etsin" diye.

btw: boyam selection marka. 7.43'tü galiba. ömrümde belki de ilk defa saç derisini boyamayan saç boyasıyla karşılaştım, sevinçten ağlayacaktım :D

bu da yeni model saçlarım. buyrunuz. her birinde de başka renk gibi çıkmış ama neyse artık :D





1 comment: