Wednesday, March 14, 2012

Bişe yazacaktım ama unuttum...

O yüzden şimdilik aklıma gelenlerle devam edeyim.

Bu akşam saçlarımı boyamaya karar verdim. Böyle gıcıklıklarım var işte. Uzun zaman ertelerim, aman boşver derim. Sonra bir sabah şeytan dürtmüş gibi kalkarım "ben bugün şunu yapıcam!" diye, o gün ya o iş olacak ya da olacak. Olmazsa, yapamazsam da sinirimden yaklaşılmaz yanıma.

İnan ne renge boyayacağımı bilmiyorum. Kuaförde yaptırasım vardı, ama biraz gezindim nette, kuaföre yaptıranlar hiç memnun değil. Şimdi kalkar istemediğim bir renk olursa, o kadar para verdiğime yanarım ben. (az buz değil vereceğim para kuaföre, ara sokak kuaförlerine gidecek değilim sonuçta) Kendim boyadığımda pek kötü sonuçla karşılaşmadım açıkçası.

Aklımdaki tek renk koleston'un terrakotası. Bakır-kızıl ışıltılı bir kahve kendisi muhtemelen. (Tüm kişisel bilgilerimi de yazıyorum buraya kusura bakmayın:D ancak...) Bugün nasılsa kuaföre gideceğim kaş ve manikür sebebiyle. Bu yüzden danışabilirim kıza. Kız dediğime bakma, aslında baya tecrübeli bir kuaför ama Azerbaycan'dan gelmiş ve burada kuaförde çalışıyor. Neyse işte.

Radyoda çıktı da hatırladım. Geçen günlerden birinde artık radyo dinlerken de sıkılınca (ne zaman sıkılmıyorum ki?) "hadi bu şarkıyı da, hmmm, gelecek sevgilim söylesin bakayım ne diyor?" dedim:

İlk değilsen bile canım, son kalacaksın.

Bismillaaaah! Şimdiye kadar hiç bu kadar doğrudan bir şarkı falım çıkmamıştı :D Neler neler söylüyor valla ben bile şaştım. Zaten şarkı ele inat'mış. Ne bulacaksam bu sefer? Benden yaşlı mıdır, genç midir? İşsiz güçsüz müdür, benden kısa mıdır nedir? Niye ele inat arkadaşım? Hasta mısın?

Yok valla bundan sonra ben Monako Prensi'ni (İngiltere Prensi'ne bunu yapamam ama bak!) bulsam da "saçlarını beğenmedim- ııh" diye geri çeviririm diye korkuyorum. Aynaya bak seni kim beğensin denmez mi benim gibilere? Off ben diyorum şahsen her aynaya baktığımda. Ama işte, savunma sistemi bir yerde bu da, ne diyeceksin ki? Bir yerden sonra hiçkimsenin, kendinin bile, öyle çok sevmeye değer olmadığını farkediyorsun ister istemez. Şahsen ben olsam beni sevmezdim zaten. Böyle de özgüvenden yoksunum, olsun.

2 comments:

Nafile said...

Antep gezisinde yediğiniz içtiğinizi yazacaktınız, o olmasın unuttuğunuz? :)

Dilek said...

onu yazıcam zaten aklımda :) ama işyerinde fotoğraflar olmadığı için eve gidince yazmayı düşünüyorum onu :)