Sunday, October 16, 2011

Allons-y!

Bazen saçma sapan bir yerde, normalde saçma sapan diyeceğim (önyargılarım sebebiyle) şarkılar duyuyorum. Saçma sapan anlarda ve yerlerde duyduğumdan bu şarkıları, Sevda Demirel'den tokat yemiş Hande Ataizi'ne dönüyorum.

Arabayla, gece yolda gitmeyi severim. Çok pis bir burjuva olduğumdan (Türklerde aristokrasi olmadığından anca burjuva oluyoruz tabi, olsa aristokrat olurdum) arabanın arka koltuğunda kafayı pencereye dayayıp çamaşır makinesi izleyen otistik çocuk gibi ışıkları ve şeritleri takip ederim. (not: hafif de olsa otizm belirtileri gösterdiğimi iddia ediyor annem ve de Ahmet'in bireysel eğitim uzmanı ama bu yaştan sonra böyle yaşarsın diyorlar, neyse)

Bu saçma sapan şarkıyı saçma sapan anlarda ve saçma sapan yerlerde çalmayı radyolar nasıl başarıyor bilmiyorum. Ama bu sefer çalan şu:




Dinlemem pek Sıla, hatta çoğu zaman "Niye bunalım şarkı yapıyor ki, oynak şarkılar daha çok gidiyor" diyorum. Ama bu gerçekten güzel, o saçma sapan ana da öyle bir uydu ki! Tam "en son ne zaman buralara gelmiştim, hee evet" anlarından birine denk geldi.

Haha, peki şu an Powerturk'te ne çalıyor dersin?





Şekerim, ben de aynı duyguları paylaşıyorum senle. Bunu bana "ay ama Dilek niye öyle diyorsun, sen de aşık olacaksın, evleneceksin bıdı bıdı vıdı vıdı" diyen arkadaş, aile, tanıdık tüm eşrafa broşür olarak dağıtmak isterdim, ama o kadar cesur ve görgüsüz değilim. Milletin "aşk"tan anladığı;

-erkek tarafının kızın her şeyine laf ettiği, kusurunu bulmaya çalıştığı, ama düzelmesi için bir şey yapmadığı, bunu sadece tartışma çıkarıp eğlenmek için kullandığı,
-kız kısmının her şeye trip atmaya çalıştığı, vıcık vıcık hareketler sergilemesi ama aynı zamanda her ama her şeyde naz yapmasının beklendiği, yapmadığında ilgisiz, yaptığında "tipik Türk kızı" ilan edildiği garip ilişkiler bütünü ise:

...ben almayım bebeğim. Çünkü hayatımda normal insan iletişimi, ya da "gelişmiş, evrimini tamamlamaya yakın insan iletişimi" kullanmayı tercih ediyorum. Duygusuz olabilirim, heyecan yaratmıyor olabilirim, düz insan olabilirim (ki bence değilim, mal hareketler insanı düzlükten kurtaran şey olmamalı) bunların sonucunda hiçbir zaman "bir eşim" olmayabilir. (Bir eşim zaten yok, "the science guy" açısından bakarsak gen yapım ile cidden tekim) Ama bana bunları sebep gösterip de, beni değiştirmeye çalışmasınlar, lütfen. He bunu yüzlerine de diyorum da, inanmıyorlar. Ben de emin olamıyorum, insan ilişkileri konusunda çok mu geri çok mu ileri noktadayım diye. Öf, ne fark eder ki?

Not: şimdi de tv'de bengü'nün klibi var. Ana tema "merhaba ben bir kadınım, bakın memelerim bu da popom, heheh. Bi şarkı söyle boş durma öyle dediler, söylüyoruz işte." İnsanlar böyle böyle intihar ediyor herhalde, bu nasıl dünya lan tüm insanlık mı gerizekalı diye düşünerek. Virginia Woolf'cuğumu yeniden haklı buluyorum burada.

No comments: