Sunday, April 3, 2011

Biri buna çözüm bulsun

Şimdi beklemekten başka işim olmadığından, kendimi iş dünyası makaleleri, ales soruları ve de yatmadan önce kendim hakkında düşünme seanslarında buldum.

Dün yaptıklarımı düşündüm, sinirlendiğimde gerçekten tepki vermiyor muyum diye.

Vermiyormuşum gerçekten! Onun yerine:
- eliptical denen zımbırtıda (bakınız) 30 km hızla kalbim göğüs kafesimden dışarı çıkacak kadar hızla atarken koşmak,
- salata için havuç rendelerken garip hisler içerisinde olmak,
- Burger King'den çıkan "yüzebilen Bay Yengeç" oyuncağını bir leğen suda dakikalarca yüzdürmek (bu sırada herkes beni tuvalette biliyor tabi),
- evi olduğundan fazla sıklıkla toplamak,
- toz alerjisine rağmen elektrik süpürgesiyle bir bütün haline gelip her noktadaki tozları almaya çalışmak,
- Matematik sorularıyla kavga etmek,
- Yürümek, yürümek ve yürümek...

gibi kendi kendimi sakinleştirmeye yönelik şeyler yapmaya çalışıyorum. Yapmasam mı artık? Halbuki ben asabi bir çocuktum zamanında. Mahalledeki tüm çocukların benden ciddi dayak yemişlikleri, o olmasa bile ağız dalaşına girmişlikleri vardır. Nerede sona erdi bu durum? Hangi ara kaybettim bu kendini ifade etme yetisini?

İfade etmek de değil ki bu? Sadece bencil duygularım sebebiyle karşımdakini boş yere üzmek istemiyorum, hepsi bu. Çünkü olası bir öfke anında ağzımdan kaçan şeyleri yeniden toparlama imkanım olmayabiliyor, bunu öğrenmiş olmak mı beni frenliyor acaba? Ne çok acaba diyorum öf.

Dedemin "hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar da konuşa konuşa anlaşır" felsefesini devam ettiriyor olmam kötü mü? Yok ama bazen de bazı duyguları kelimelerle ifade etmek yetmiyor heralde. Ne kadar merak ettiğini, ne kadar sinirlendiğini, ne kadar üzüldüğünü, ne kadar yıkıldığını anlatmak için "aşırı" tepkiler vermek gerekiyor.

Ay bilemedim! Öf. Bu ara bir kendime sınır koymama kararı aldım. Bu kadar.

Merhaba, ben Dilek. Bu aralar sinirliyim, bağırıp çağırabilir, buradan başlasam 320 kilometre koşup insanları denize dökebilir, sonra da döktüğüm denizden çıkarıp sevebilirim de! Neden? Çünkü sinir ve stres dolu + endişeliyim.

Memnun oldum.

No comments: