Tuesday, November 9, 2010

Embruja por tu querer bebeğim!


İçinde bulunduğum boşluk hissi, napcam ki ben yeaa diye beynimin arka taraflarında dolanan sorular, kendi kendine, belki de bir anda cevap buldu.

Karşınızda geleceğin İngiliz Dili ve Edebiyatı öğretim görevlisi ve Pasta Şefi.

Evet buna çok şaşırmadın eminim ki (sen kimsin bu arada? blogger? Türkçe de mi biliyordun seen?); yine "istedik"lerim 1'e inemedi. Ama 2'ye indirebilmiş olmak da bir başarıdır.

Bu durumda biriktirdiğim para bana kalır, istediğim gibi gezerim o parayla. Oh la la! C'est parfait! (buraya kopan zıplayan smileyler gelebilir, izin veriyorum)

Ders verdiğimde ise, beklenmedik anlarda sınıfa 150 kurabiye ile gelip sınıfa dağıtmak gibi manyaklıklar planlamaktayım. "Edebiyat öğretiyoruz burada o zaman kitap okuyup yorumlamamız yeter"le kalmak istemiyorum. Deneysel çalışmalar yapmak istiyorum. İstiyorum, istiyorum, istiyorum! En sevilen ya da en sevilmeyen eserlere özel kutlamalar yapmak istiyorum. Ama bu kutlamalar tam anlamıyla "aristokrat" havada olsun istiyorum. Ben düzenler, organize ederim sorun değil beybi!

3 comments:

Nafile said...

Şaşırmayan blogger değil benim. Gerçi ben de blogger oluyorum bu durumda değil mi? Ah şu gavurlar, senin benim sıfatımı sitenin ismi yapınca böyle oluyor tabi. Öğretim görevlisi olduğunuzda yeniden lisans eğitimi almaya başlayabilirim. Edebiyat okumayı hep istemişimdir, bir de pastalar falan. Allaaaaah!

Dilek said...

Oooo! Evet bence okumanız lazım zaten. Ama sonra benim gibi kendinizi kurtaramazsınız oradan:) Tabi ben bundan hiiiiç şikayetçi değilim:)

Nafile said...

Ah şu askerlik derdi olmasa...